Hamilelik dönemimle ilgili her gün birçok soru geliyor. Olabildiğince yanıtlamaya çalışıyorum. Burada en çok gelen soruların yanıtlarını iki hamileliğimi de göz önüne alarak sizler için derlemeye çalıştım.

Her hamilelik birbirinden farklı oluyor sanırım .. Ister mevsim farkı diyin, ister cinsiyet farkı .. İster 2. hamileliği yaşamanın rahatlığı.. İki hamileliğimde de tamamen farklı tecrübeler yaşadım.

  • Mide Bulantısı / Aşerme 

İki hamileliğimde de kusmam olmadı. Ama 12. haftaya kadar süregelen rahatsızlık verici bir mide bulantısı yada nasil diyeyim rahatsızlığı yaşadım. Adını tam koyamadığım ama sürekli orada olan. Et, balık gibi bazı yemeklerden tiksinmemi sağlayan, ara ara içimi kaldıran tuhaf bir his. Arkadaşlarım bulantılar için zencefil iyi geliyor tavsiyesinde bulundular ama pek ihtiyacım olmadı.

Bu arada etten, balıktan bir süre soğudum diyorum ama 5. ay itibariyle çılgınlar gibi et aşermiştim. Hayallerimi döner süslüyordu. Sanırım ben şu döneri sadece hamilelikten hamileliğe böyle çılgınca yiyorum. 🙂

Bu hamilelikte ise Humus delisi oldum. Mesela Misa Mutfak’ta daha dün yaptık, koca kaseyi eve götürdüm, akşam yemeğim oldu. Bunun dışında canımın çektikleri ve bolca yediklerim genellikle sıcak tencere yemekleri ve bol baharatlı, acılı çorbalar, turşu (çok klişeyim biliyorum), ekşi ekşi kefir, peynir, domates, meyve ve bitter çikolata oldu.

Herşeye delilik boyutunda acı pul biber ekledim, bol baharatladım.

*Bu arada hamile yada değil farketmez, baharatlardan sumak zerdeçal karabiber himalaya tuzu ve kırmızı biberi sofranızdan eksik etmeyin. Sağlık için sınırsız faydaları var.

Bu kadar çılgınca baharat ve acı tükettikten sonra sanırım Hintli bir çocuk doğuracağım.

  • Hamilelik Hakkında Alınan ve Okunan Sayısız Kitap

Şimdiki aklım olsa hamilelik dönemiyle ilgili bu kadar çok kitap okumazdım. Bu sefer okumuyorum da  zaten. Haliyle insan ilk sefer çok heyecanlı oluyor ve herşeyi bilmek istiyor. Emin olun hamilelik işin en kolay kısmı ama ilk hamileliklerde kimse heyecandan sonrasını düşünüp de doğum sonrası hakkında fikir edinmiyor.

Bırakın karnınızdayken nohut kadar mı olmuş, bugün hıçkırmaya mı başlamış.. Asıl okunması, öğrenilmesi gereken çocuğunuz olunca ne yapacağınız. İlk günler sudan çıkmış balık gibi gezineceksiniz. Narin bebeğinizin üstüne titreyecek, az mı emdi, aç mı kaldı … Ama çok ağladı, yoksa sütüm mü azaldı diye kafaya takacaksınız. Bu gaz da fazla oldu artık diyeceksiniz, geceleri uykusuzluktan ayakta rüya göreceksiniz. Siz iyisimi kendinizi diğer annelerle konuşarak, kitaplardan faydalanarak, blogları okuyarak o günlere şimdiden alıştırın.

Gece durmadan ağladığında ne yapmalı, katı gıdaya geçerken neler hazırlamalı, 2 yaş sendromunda nasıl olunmalı…  Bunlar işinize daha çok yarayacak konular. Çünkü minik meleğiniz doğduğunda epeyce bir süre okuyup araştırmaya vaktiniz olmayacak.

  • Yorgunluk / Halsizlik

İlk hamileliğimin ilk 3-4 ayına kadar çok yaşamıştım. Artık ilk seferdeki hamile nazı, heyecanı mıdır yoksa bir çocuk annesi olunca daha mı güçlendim olgunlaştım bilemeyeceğim ama 2. hamileliğimde pek yaşamadım. Yaconun hamileliğinin başlarında başımı yataktan zor kaldırdığımı hatırlıyorum. Bu sefer Yacoyla ilgileneceğim, iş ,güç derken birkez bile gün içinde uzanmadım ama sanırım yorgunluğu da günlük hayatın yoğunluğundan aynı seviyede yaşamadım.

İlk ayların yorgunluğu hakkında telaş etmeyin. 5. aydan sonra inanılmaz bir enerji geliyor, 10 kaplan gücünde oluyorsunuz. Bir de nesting denen bir olay varki bana çok olmuştu. Yuvayı bebek için hazırlama psikolojisiyle kafayı eve takıyorsunuz. Kimileri aşırı temizlik, toplama yaparmış. Ben de salondaki çerçevenin kenarındaki minik çatlağa kadar kafaya takıp evin eksiklikleriyle ilgileniyordum. Sabah akşam evin tüm işlerini Yaco gelene kadar bitirmeliyim diye kendimi buna adamıştım.

  • Giyim Kuşam 

İlk hamileliğim kışa geldiği için tüm süreci hamile taytları, çirkinlikleriyle meşhur Ugglar ve oversize kazaklar ile tamamlamıştım. Akşamları şık bir yere gideceksek bol elbiseler kurtarıcım olmuştu. Bu sefer yazın ortasında hamileyim ve herkesin olacağını önceden söylediği gibi ben de 2. hamilelikte jet hızıyla genişledim ve hemen karnım çıktı. Yani yazlık şortlarıma, dar elbiselerime sığamaz oldum. Giyilebilen kıyafetler hızla tükenince alışverişe çıkmak şart oldu.

Anladım ki birçok lüks marka 34-36 beden kadınlara hizmet ediyor. Eskiden beğenerek giydiğim birçok markada kendime yakışan kıyafetler bulmakta zorlandım. Temmuz – Ağustos sıcağında yeterki rahat olsun da nasıl durursa dursun mantığıyla kıyafetler aldım. Bir tarz kıyafette rahat edince, hemen aynı tarz birbirine benzer kıyafetlerden topladım. Normal yaşamda da önceliğim her zaman rahatlık olduğu için, ayağımdan spor ayakkabıları ve yine rahatlıkları kadar çirkinlikleriyle de ünlü Birkenstockları hiç çıkarmadım. 🙂

Kıyafette en çok tercih ettiğim markalar ise rahat, büyük beden elbise seçenekleriyle H&M, Mango, Cos, Juicy Couture, Gap, Oysho, ve Superdry oldu.
PinarSabanci_Fotograflar_PHGozdeKumru_25

  • Çatlak Kremleri / Hamilelikte Bakım 

Bu konu biz kadınlar için önemli. Bunu daha detaylı yazacağım.

  • Cinsiyet Öğrenme 

Yaco’da cinsiyeti 11. haftada, kızımı ise epey geç, 18. haftada detaylı ultrasona girince öğrendik. Çok erken öğrenmeye çalışmayın derim, kızımız için bize 12. haftada erkek demişlerdi, 1,5 ay boyunca erkek sandık 🙂

  • Saç Boyası

Doktorum her iki hamileliğimde de 3. aydan itibaren saçımı boyamanın sıkıntılı olmayacağını söyledi. Tabiiki ne kadar az kimyasal, o kadar iyi. Bu sadece yedikleriniz için değil, kullandığınız tüm ürünler, kremler, ojeler, saç spreyleri, makyaj ürünleri için de geçerli. Oje elime nerdeyse hiç sürmedim. Yaz olduğu için tatile giderken pedikürde ayaklarıma birkaç günlüğüne sürdürüyordum. Boyaya gelince 3. aydan itibaren yaklaşık 2 ayda bir saç boyattım.  Boyada, Aveda ürünleri yüzde 97 oranında doğal içerikleri ile kimyasaldan uzak durmak isteyenler için  tavsiyemdir.

  • Hormonlar

Zaten duygusal bir insanım. Bu sefer olayın dibine vurdum, nerdeyse reklamlarda ağlayacağım. Okuduğum bir kitapta, izlediğim filmlerde, olur olmadık yerde gözlerim doluyor. Heleki, bebek ,anne, aile gibi konular ele alındıysa …

  • İğneler / İlaçlar  * Clexane – Progestan – Previt 

İki hamileliğimin de başında düşük tehlikesine karşı Progestan kullandım. Birçok arkadaşımın da kullandığını öğrendim. 3 ay boyunca günde 3 kez fitil şeklinde yapıp ardından 40ar dakika uzandığım bu ilaç karnımı hemen şişirdi ve en başta hızlıca 3-4 kilo aldım. Bu kiloların hepsi doğumdan sonra fazlasıyla gidiyor, tecrübeden söylüyorum, kafanıza hiç takmayın.

Clexane’a gelince, hiç düşük yaşamamama rağmen, babam pıhtı atması sonucu bir rahatsızlık geçirdiğinden, kandaki C proteinime annemin ısrarları sonucu baktırdım. Hamilelikte sıklıkla pıhtı atması görülebiliyor ve bu da erken düşüklere sebep oluyor. Benimki sınırda çıktığı için biraz arada kaldık ama ailede olduğu için doktorum risk yaşamamak adına, her iki hamileliğimde de 9 ay boyunca bu iğneden verdi. Kendi kendime karnıma yapıyorum. Yapan bilir, epey morluk yapıyor ve 9. ayın sonunda o taş gibi şişmiş dev karına Clexane yapmak epey acı veriyor. Ama insan çocuğu için herşeye katlanıyor.

Tüm bunlara ek olarak doktorum hamileliğin ilk gününden itibaren, Previt vitamin verdi.

Beslenme ve Hamilelikte Bakım bölümlerini ise bir sonraki postta paylaşacağım.

Sevgiler

 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Cevapla