Kimine göre cennet 30 derece havada güneşin altında plajda uzanmak iken, kimi sonbaharın hüznünü, serin esen rüzgarını sever.

Ben hiçbir zaman yaz kızı olmadım. Fazla güneşi, sıcağı sevmem. Plajda uzanıp serilemem. Bana New York, Los Angeles, İstanbul gibi capcanlı bir şehir yada doğada kaybolabileceğim, doyasıya yürüyebileceğim, büyülenerek gezebileceğim ormanlar,  İngiltere baharı gibi ılık/serin ortamlar gerek.

Bunu diyerekten, daha önce de birçok kez ziyaret ettiğim Miami’ye tatile gittim diye de şikayet edecek halim yok. Buralar kar altındayken içimiz ısındı. Hava 30 derece ve oldukça nemli olduğu için biraz fazla ısındı tabii, o ayrı.  Miami ile inişli çıkışlı, fırtınalı bir aşk, nefret ilişkisi yaşadık. Her öğlen ‘Bu sıcakta, nemde hergün böyle yaşanır mı, nerede benim dört mevsimim?’ derken, akşam üzeri 16:00’dan sonra, hava limonata gibi olunca, ‘Burada torun tombalak, tüm sülale, çanağı çömleği toplayıp yaşayasım var ‘ moduna geçtim. Tatil için güzel, gidilir ama yine de açıkçası bir Los Angeles, bir New York’la kıyaslamam bile. Daha çok bir tatil yöresi kıvamında. Bu sefer Miami’nin yerlisi arkadaşlarımız Arif ve Sylvia ile gezdiğimiz için önceki gezilerimize göre daha çok keyif aldık.

Miami’nin sezonu eylül – nisan arası. Bu mevsimler dışında oldukça sıcak ve nemli oluyor. Ziyaret etmeyi düşünenler için tavsiyelerim:

En iyi kahvaltı: Cecconi’s, Vida, The Front Porch Cafe, News Cafe

Cecconi’sin kahvaltı büfesinin yanı sıra, omlet büfesi de harikaydı. Avokado, mantarlı, ıspanaklı omlet tavsiyemdir.

The Front Porch Cafe:  Lokal Miamililierin de çok sevdiği bu kafenin kahvaltısı meşhur.

News Cafe:  Meşhur Ocean Drive’ın üzerinde yer alan, her daim kalabalık olan News Cafe turistlerin de sıklıkla uğradığı bir mekan. Sıkı bir Amerikan kahvaltısı istiyorsanız, buraya gitmenizi tavsiye ederim. Somonlu omlet çok başarılıydı.

Vida: Fontaine Bleu’nun aşağısında yer alan Vida’da açık büfede pankekler, peynirler, hindi, bacon, muffin gibi atıştırmalıklar ve omlet büfesi mevcut.

 

IMG_8835

News Cafe

 

IMG_8659

Cecconi’sde açık büfeden bir görüntü

En iyi yemek:  Matador,Garcia’s, Prime Fish, Joe’s Stone Crab, Smith & Wollensky, Zuma, Mr. Chow, The Butcher Shop

Matador: Yılbaşını geçirdiğimiz Edition Hotel’in içinde yer alan Matador hem ambiyans olarak müthiş, hem de yemekleri bugüne kadar yediklerimin en iyileri arasına rahatlıkla girer. Bizimkisi yılbaşına özel menü olduğu için günlük menüsü hakkında yorum yapamayacağım ama bizim yediklerimizden Trüflü Istakoz, ve Kobe Bifteği harikaydı.

Garcia’s: Deniz ürünleri sevenler için bir cennet olan Garcia’s, lokal Miamililerin gittiği harika bir restoran.  1966 yılından beri hizmet veren bu şirin restoranın yemekleri de, ortamı da harika. Miami’nin büyük çoğunluğunu kaplayan kanallardan birinde yer alan, su kenarında yemek yiyebildiğiniz bu balıkçı, size gerçek Miami hissini yaşatacak. Tavsiyem şefin sipesiyallerinden Karidesli Levrek ve Istakozlu Ravioli.

Tatlı olarak da, Miami’ye özel bir lezzet olan Key Lime Pie’ı da yiyenler bayıldı.

Prime Fish: Garcia’s gibi, balık denince akla ilk gelen mekanlardan biri olan Prime Fish’in yemekleri harikaydı. Servis için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Gittiğimiz akşam aşırı kalabalık olan mekanda mutfak ekibi ve garsonlar siparişlere yetişmekte zorlanıyorlardı. Ama yemekler o kadar lezzetliydi ki, beklemeye değdi. Beyaz Trüflü, Istakozlu, Havyarlı Yumurtalar inanılmazdı. Yemek tabağının yanında garnitür olarak sipariş verebildiğiniz Cheddar Peynirli Brokoliyi de yemenizi öneririm.

Joe’s Stone Crab: Miami denince ilk akla gelen mekanlardan biri olan 100 yıldan fazla süredir hizmet veren bu restoranda fırsatınız varsa mutlaka yemenizi öneririm. Özellikle adını aldığı yengeçlerden (stone crab) mutlaka sipariş verin.

Smith & Wollensky: Et severler için marinanın yanında yer alan harika bir steakhouse.

Zuma ve Mr. Chow: Zuma heryerde aynı Zuma. Londra ve İstanbul’da da sevdiğim mekanların başında gelen Zuma’ya Miami’de de gidebilirsiniz. Aynı şekilde New York’ta ve Londra’da bir klasik olan Mr. Chow da şık restoran seçenekleri arasında. Yemekleri her zaman müthiş.

The Butcher Shop: Miami’nin en sanatsal bölgesi Wynwood Art District’te yer alan bu salaş kasap, aynı zamanda steakhouse olarak hizmet veriyor. Burgerleri ve etleri oldukça başarılı.

 

IMG_8844

Garcia’s

 

IMG_8847

Joe’s Stone Crab

 

IMG_8855

Joe’s Stone Crab

 

 

En iyi market / Yemek alışverişi : Benim gibi yeni lezzetler keşfetmeyi, değişik baharat, yağ, şekersiz bitter çikolata, sağlıklı tohum, organik hardal gibi ürünleri bavulla taşımayı sevenler için Miami’de birkaç market bulunuyor. Her birine girdiğimde çocuk gibi heyecanlandım. New York, Londra, Los Angeles’tan bildiğim ve bayıldığım Whole Foods’un yanı sıra, The Epicure ve Fresh Market adlı iki tane daha harika market bulunuyor. Hepsi birbirinden güzeldi. Misa Mutfak için çeşit çeşit malzemeler topladım.

IMG_8800-2

Whole Foods

 

Shopping: Biraz da üstüme, başıma alışveriş yapayım derseniz lüks markalar için Bal Harbour, İstinyepark vari bir ortam için, dışarıdaki lüks markaların yanında içerideki dev bölümde her türlü bütçeye göre ürün bulunan Sawgrass Mall, değişik ürünler bulabileceğiniz The Webster, ve birçok iyi markayı bulunduran, sıcak havalardan bunalınca kendinizi içine atabileceğiniz havadar Aventura Mall’u tavsiye ederim.

Yapılacak Aktiviteler: Miami Art District’e gitmek, Wynwood Walls’u ve etrafındaki galerileri gezmek, Ocean Drive’daki kafelerde kahve içmek, günlük turlara yazılıp balık tutmak,  45 dakikalık araba mesafesindeki Boca Raton, ve Fort Lauderdale’i görmek, plajda güneşlenmek (FontaineBleu plajı güzel), Miami’yi sudan yada havadan gezmek için turlara katılmak, South of Fifth’te bulunan gece klüplerine gitmek, Miami Beach Marina’da yürümek, Lincoln Road’da gezinmek, yapabileceğiniz aktivitelerden bazıları.

 

IMG_8860

Wynwood Walls

 

IMG_8856

Wynwood Walls

 

IMG_8827

FontaineBleau Sahili

Özetle, Miami, özellikle yaz mevsimini sevenler için kesinlikle görmeye değer. Kasım, aralıkta giderseniz içinizi ısıtmak, güneşi görüp sevindirik olmak için ideal. Bir dahaki sefere kadar Bye Bye Miami !!

 

 

 

 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

1 Comment

  1. Cigdem ersoz

    Nisan 23, 2016 at 5:43 pm

    Ne guzel yerlere gidebiliyorsunuz…bursadan sevgiler size

Cevapla